RASIM SOYLU SANAT
 
  ANA SAYFA
  SANAT AKIMLARI
  SANAT YAZILARI
  SAKARYA BiLSEM
  SANAT EGiTiMi
  FOTOGRAF
  SiiR
  MUZE
  RESiM CALISMALARI
  GALERi
  iletisim
  desen
  ASAR-I BEDiiYYEDE ESTETiK
  GUZEL SANATLARA HAZIRLIK
  ASAR-I BEDiiYYEDE ESTETiK TEZ
  mona lisa güzelliği
SANAT EGiTiMi

OKULLARDA RESİM DERSİ SANAT EĞİTİMİ Mİ?

RASİM SOYLU




Sanat nedir sorusuna verilebilecek en kısa cevaplar herhalde “duygu ve düşüncelerin estetik kaygı ile ifade edilmesi” veya “ruhun manevi güzelliğinin yansıması” şeklinde olacaktır.

Eğitimi bir davranış değişikliği olarak açıklayan eğitim bilimciler, eğitimi anne karnından itibaren başlayan bir süreç olarak ta ifade ederler. Öğrenme ve eğitimin birbirine paralel olarak geliştiğini söylemekte mümkündür.

Okul öncesi eğitimle birlikte sanat eğitimi de başlar. Aslında benim alanım ve  ana konum Resim Dersi olmakla birlikte Edebiyat ve Müzik gibi derslerinin de sanat eğitimi kavramının içinde dahil olduğunu söylemeliyim.

Türk milli eğitiminin amaçları doğrultusunda güzel sanatlarla ilgili bilgileri kazandırabilme resim dersinin genel amaçlarının en birincisidir.(M.E.B.1997,s:16)

Türkiye’de eğitim ve öğretim okuma- yazma ana endeksi ile başlar. Okul öncesi eğitimin önemi de yeni yeni anlaşılmaktadır. Avrupa birliği ülkelerindeki kilise vakıfları önderliğinde gelişen 3-6 yaş arası eğitim veren Kinder Garden veya Çocuk Okulu modelleri henüz ülkemizde adından söz edilmeyen gerçek eğitim yuvalarıdır. Çocuklar adabı muaşereti yani her türlü terbiyeyi burada öğrenirken eğitilir ve medeni olmanın mayasını alırlar. Temiz çevre bilinci, iletişim becerileri, özgüven ve duyarlı insan olarak yetişmenin en birinci basamağı 3- 6 yaş arası eğitimdir.

Ne yazık ki ülkemizde sadece çalışan ailelerin çocukları kreş veya çocuk yuvalarına bakım amacı ile bırakılırken hasbelkader buralarda buna benzer bir eğitimde almaktadırlar. Sanat eğitimi de bütün eğitim alanları gibi okul öncesinde başlar. Büyük sanatçılar da hep böyle yetişmişlerdir. Picasso sanatçı üç kuşakta yetişir derken aile ve çevrenin sanat eğitimindeki etkisini çok güzel vurgulamıştır.

Sanat eğitimi de, görsel okur yazarlık denilebilecek bir süreç olarak başlar. Görsel iletişim kurmak ve duyarlılık kazanmak sanat eğitiminin vazgeçilmez amaçlarıdır. Büyük sanat eserleri yaratacak sançtılar yetiştirmek kadar sanat eserlerini okuyabilecek ve değerini anlayabilecek sanat muhatapları ve tüketicileri de yetiştirmek çok önemlidir. Yoksa lahit kapaklarını logar kapakları olarak kullanan bir toplum olarak kalmaya mahkum oluruz.

Sanatsal yaratıcılık geliştirmek ve yaratıcı davranışlar kazandırmak ta sanat eğitimi ve resim dersinin genel amaçlarındandır. Ancak üzülerek söylemeliyim ki bugün okullarda uyguladığımız resim ve iş eğitimi derslerinin yaratıcılıktan nasibi gerçekten çok azdır.  

Yeni ortaya çıkan hazır proje ve hobi çalışma malzemeleri piyasası, hiçte ekonomik olmamakla birlikte, öğrencileri bir pazar olarak görmekte ve sanat eğitiminde yaratıcılığın önünde en büyük engel olarak gelişmektedir. Bunun böyle olduğunu bütün öğretmen arkadaşlar bilmekle birlikte okullarda atölye ve işlik olamaması veya öğrencilerin zamanında gerekli malzemeleri temin edememeleri gibi bahanelerle ne yazık ki bu pazarı destekliyorlar.

Atölye olmadan resim ve iş eğitimi derslerinin verimli olması mümkün değildir. Ancak resim ve iş eğitimi öğretmenleri de kendilerini geliştirmeli ve her türlü imkansızlıklar içinde yaratıcılığı ortaya çıkaracak materyalleri çevre imkanlarını kullanarak geliştirmelidirler. Köy enstitülerinin bu konudaki gayretlerini zaman zaman hatıra olarak büyüklerimizden dinliyoruz. Ne yazık ki Türkiye’nin hemen hemen her yerinde ilkel ve yetersiz şartlarda eğitim ve öğretim verilmeye çalışıldığı düşünülürse ne tür fedakarlıklara mecbur olduğumuzu da anlayabiliriz.

Resim dersi sadece uygulama olarak değil teorik olarak ta öğrencilere estetik ve sanat genel kültürü kazandırmalı ve daha çok küçük yaşlardan itibaren çevresindeki sanat eserlerine  karşı değer ve takdir yeteneği kazandırabilmelidir. Ülkemizin her köşesinde  bunu destekleyecek müzeler, anıtlar ve tarihi eserler mevcuttur. Belki her şehirde sanat müzeleri kurularak, tarih içinde yerel kültür veya geleneksel sanatlar olarak gelişen eserler ve  halen o yörede üretilen her türlü sanat materyali sergilenerek gelecek kuşaklar için en önemli bir kültür köprüsü yaşatılmalıdır.

Düşüncelerini gerçekleştirebilmek, bireysel girişimcilik yetenekleri kazanmak, özgün tasarılar deneme cesareti kazanmak, düzensizlikten rahatsız olmak ve çevresini güzelleştirmek için estetik eğilim kazanmak, kendini sanat yoluyla ifade ederek ruh sağlığını korumak, kendisi olmak ve kendini bulmak, bilinçli üretici ve tüketici olmak, bireysel ve grup çalışmalarında sorumluluk ve işbirliği bilinci kazanmak, hayatı boyunca ilahi bir sanat galerisi olan evrende her zaman bir öğrenci olduğunu bilmek sanat eğitiminin amaçlarından sadece  birkaçıdır.

Sanat Eğitimi bir disiplin eğitimidir. Öğrenciyi çalışma tarzında özgür bırakmak ama çalışmasından disiplin istemek. Yaratıcılık disiplinle örtüşür. Hayatın kendisi bir disiplindir. Yaşadığımız dünyanın güzelliklerini fark etmek, baharda açılan rengarenk çiçek sergilerini temaşa etmek, cıvıl cıvıl ötüşen kuşların ve şırıl şırıl akan derelerin konserlerini dinlemek, yalçın kayalıkların başlarında devasa heykelleri seyretmek ve ömür sinemasında yaşamın filmini izlemek sanat eğitiminin insan yaşamına getirdiği en önemli disiplin olsa gerektir.

 

RASİM SOYLU  
  1969 yılında Sakarya Adapazarında doğdu. İlköğretimini Sakarya 21 Haziran İ.Ö.Okulunda tamamladı. Orta okulu Kırklareli Lüleburgaz Kepirtepe Öğretmen lisesinde okudu. 1983-1985 arasında TCDD Pratik Sanat okulunu okuyarak 1985-1989 yılları arasında Tüvasaş'ta çalıştı. Bu arada Sakarya Ali Dilmen Lisesinde açılan Akşam Lisesinde Lise diploması aldı. 1989 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Endüstriyel Sanatlar Fakültesini kazanarak Ankaraya gitti. 1991 yılında Gazi Eğitim Fakültesi Resim Öğretmenliği bölümüne geçti. TCDD Ankara Gar ve Behiçbey tesislerinde 1989-1999 arasında çalıştı. 1998 yılında Karaman Başyayla İ.Ö.Okuluna Resim Öğretmeni olarak atandı. 1999 yılında Sakarya'ya tayin oldu. Sakarya Ali Dilmen Lisesinde 1999-2007 yılları arasında resim öğretmeni olarak görev yaptı. Sakarya Yeni çizgi ve Picasso resim atölyelerini kurdu ve elliden fazla öğrenciyi güzel sanatlar fakültelerine hazırladı. 2002-2004 yılları arasında Sakarya Üniversitesinde Resim alanında yüksek lisans yaptı. Halen Sakarya Bilim ve Sanat Merkezinde Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak Çalışmaktadır. Asar-ı Bediiyyede Estetik adlı tezi kitap olarak yayınlanmıştır. zafer, Adı Yok, Irmak ve Değirmen dergilerinde sanat ve estetik üzerine makaleler yazdı. Yurt içi ve yurtdışında pekçok kişisel ve karma resim sergisi açtı. Fotoğraf sanatı ilede yakından ilgilenmektedir. Fotoğraf alanında bir Türkiye birinciliği, bir üçüncülük ve iki mansiyon ödülü kazanmıştır.  
Reklam  
   
Bugün Toplam 4 ziyaretçi
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=